Feng Shui - Bir Mektup 


english version

İş Yerine Bereket Üfleyen Rüzgâr:

İkibinli yıllara gelene kadar, çok güzel iş yapan bir dükkânım vardı. Aldığımız siparişleri zor yetiştiriyor, paraya para demiyorduk. Dükkânımızın yeri son derece merkeziydi, cadde üzerindeydi. Kazancımız o kadar bereketliydi ki; bir ev ve yazlık almış, arabamızı da yenilemiştik. Hatta şehrin diğer yakasında bir şube mi açsam diye düşünüyordum.

2004-2005 yılları yaşamımın en zor yıllarıdır. Verilen siparişler teslim ediliyor, ama ödemeler geri dönmüyordu. Gidip gelen müşteri trafiği de çok azalmıştı. Bazen hiç siftah yapmadan dükkânı kapatır olmuştuk. Dikkat çekmek maksadıyla ürün çeşidimi de iyice arttırdım, öyle ki, mallardan dükkânda adım atacak yer kalmamıştı. Ama maalesef satışlarda hiç artış olmamıştı. Sabahları işe giderken ayaklarım geri geri gidiyordu.

Tüm bu problemlere karşın, aile hayatım son derece mutluluk vericiydi. Eşim her konuda en büyük desteğimdi. Onunla seyahat etmekten, sanat galerilerini gezmekten ve tiyatroya gitmekten son derece keyif alıyordum. Çok iyi bir arkadaş ve dert ortağıydı. Aynı zamanda, dükkânda olamayacağım zamanlarda da işle ilgileniyor ve bana yardım ediyordu.

Eşim hiç beklemediğimiz şekilde aniden rahatsızlandı. Amansız hastalığı sinsice ilerlemiş ve yapılan müdahalelere karşın tıp çaresiz kalmıştı. Bir yılımız hastanelerde geçti. Tüm maddi varlığımızı tedavi masraflarına harcadık ve yazlığımızı sattık. Sanki uğursuz bir rüzgâr bizi oradan oraya sürüklüyor ve ben bu duruma engel olamıyordum. Onu yaşatabilmek için, her şeyimi vermeye razıydım, ancak dayanamadı. O bir yıl boyunca hep bir mucize bekledim ama nafile, onu kaybetmiştim. Boş ev, boş dükkân, bomboş bir hayat. Çok yalnız hissediyordum, aylarca eşimin acısını içimden atamadım. İşi iyiden iyiye boşlamıştım. Yanımda çalışanların birçoğu işten ayrılmıştı, çünkü maaşlarını ödeyemiyordum. Bu dükkânı kapatıp alıp başımı gitsem mi diye düşünüyordum.

Bu sıkıntılı dönemde en büyük desteği dostlarımdan gördüm. Dostlarımdan biri dükkanı kapatma fikrime şiddetle karşı çıktı. Bana Feng Shui diye bir konudan bahsetti. Kendisi bu konuda çalışan bir uzmandan evi ve iş yeri için danışmanlık almış ve çok memnun kalmıştı. Zaten itikatli bir insanımdır; bir denemeye karar verdim. Şu andaki durumumdan daha kötüsü olamazdı herhalde.

Uzmanın geldiği gün içime güneş doğdu adeta. Öyle şeyler söyledi ki; gelmeden hakkımda bilgi mi topladı diye düşündüm. Önce ölçü alarak dükkânımın planını çizmiş, sonra pusulasıyla tüm giriş- çıkış ve duvarları ölçmüştü. Tüm bu incelemelerden sonra, dükkânın büyük bir bereket sorunu olduğunu, ayrıca, 2004 yılından sonra kapı girişinden itibaren ölümcül hastalık enerjisinin akmaya başladığını söyledi.


Enerji hareketinde yirmi yıllık dönemler olduğunu, bir dönem çok şanslı olan bir binanın, dönem değiştiğinde-eğer gerekli önlemleri almaz ise- şansının dönebileceğini anlattı. Hatta Uzakdoğu’da pek çok işyerinin değişen döneme göre kapısının yönünü değiştirdiğini, yeni dönemin etkilerine göre, binanın cephe boyasını ve çatısını yenilediğini de ekledi. 2004 yılı yeni dönemin başlangıcıydı ve bu dönem 2024’e kadar devam edecekti. Maalesef, ben 2002’den beri dükkanda boya dâhil hiçbir yenilik yapamamıştım. Ağzına kadar mal yığılı dükkânda ürünlerin tozunu almak bile zahmetli oluyordu.

Kapımızın yönünü yeni döneme göre değiştiremeyeceğimiz aşikârdı, ama dış cepheyi ve reklam panomuzu yenileyebilirdik. Aslında ekstra masraf yapacak bütçem yoktu, ama bana borç verebilecek iyi dostlara sahiptim. Kolları sıvadım, uzmanın söylediklerini harfiyen yapmaya kararlıydım. Dükkanın değişen talihini lehime çevirmeliydim.

Sanki yepyeni bir dükkân açmışım duygusuna kapıldım. Siparişler yavaş yavaş akmaya başladı, dükkâna giren bir türlü çıkmak bilmiyordu. Çıkarken de ya bir şey almış, ya da sipariş vermiş olarak ayrılıyordu. İki ayın içinde tüm borçlarımı ödemiş ve kar etmeye başlamıştım bile. Hala bu mucizeye inanamıyorum.

  • Öncelikle üst üste yığılmış malların hepsini boşaltıp bir arkadaşımın deposuna taşıttım.
  • Yer döşemesini, duvar ve tavan boyamızı, Feng Shui uzmanının önerdiği renklerde yeniledim.
  • Dükkânın ışığını arttırdım ve yine onun tavsiyesiyle ışıklı bir reklam panosu yaptırdım. Bol ışığın ölümcül hastalık enerjisini kovacağını söylemişti.
  • Kapı girişinin iki yanına canlı bitkiler koydurttum ve vitrini en güzel ürünlerimizle süsledik.
  • Artık, her gün koşar adım işe gidiyor, yardımcımla beraber dükkanın ve ürünlerin temizliğini yapmaktan keyif alıyordum.
  • Çalışma masamın ve kasanın yönünü yine uzmanın tavsiyesiyle konumlandırmıştım. Dükkânı daraltmayacak miktarda malı içeriye yerleştirmiş ve kapıdan içeri giren taze enerjinin rahatça dolaşmasını sağlayacak bir düzenleme yapmıştık.
  • Dükkânımız yeni dönemin olumlu enerjilerine açılmış ve olumsuz enerjilerinden korunacak önlemleri almış olarak artık hazırdı. Kendimi adeta gençleşmiş ve dinamikleşmiş hissediyordum.



İşte danışmanlık hizmeti verdiğimiz iş yerlerinden birinin sahibi bize, böyle güzel bir mektup gönderdi. Binalarının yıllar itibarıyla değişen talihine hazırlanması gerektiğine mükemmel bir örnek; aynı zamanda bir iş yerinin olmazsa olmazlarını çok detaylı açıklıyor.

  • İş yerlerinde öncelikle arzu edilen beklenti kar maksimizasyonu ve müşteri sirkülâsyonudur. Bir mağazada bu hedefe hizmet edecek vitrinin al benisi kadar, enerjinin içeriye akışı da önemlidir. Bu yüzden, dükkânınızın kapısının nereye açıldığına bir bakınız. Dükkânınız, kapısına doğru dik açıyla akan bir yolun ağzındaysa, içeriye hızlı bir enerji giriyor ve hızla çıkıyor demektir.
  • Dükkân kapısının karşısında çıkışı tıkayan bir ağaç veya tabela var ise, içeriye taze enerji girmekte zorlanıyordur.
  • Mağazanın karşısında hastane, mezarlık v.b. olumsuz enerji yayan bir yapı varsa, çok da faydalı bir enerji alamıyorsunuz anlamına gelir.
  • Mağazaya girdiğinizde tam karşınıza büyük bir ayna geliyorsa, içeriye giren taze enerji bu aynaya çarparak dışarıya yansıyor demektir. Enerjiyi müşteriniz olarak hayal ediniz. Onu içeriye çekecek ve sonra da içeride kalmasını sağlayacak bir enerji akışı yaratmalısınız. Bu akışı planlarken, dükkân cephesinin baktığı yönün sevdiği enerjiyi de dikkate almalısınız.
  • Kuzeye bakan dükkânınızın vitrininde metal unsurlara, beyaz, siyah veya mavi renklere yer vermekte yarar var; hatta vitrininizde veya girişinizde bir su aktivasyonu da yapabilirsiniz. Öte yandan, güney cepheli bir dükkânın daha sıcak renklerde dekora edilmesinde fayda var, çiçeklere, yeşil bitkilere ve ahşap unsurlara yer verilmeli. Kırmızı, pembe, turuncu veya parlak sarı tonlarından faydalanılabilir.
  • İçeriye davet edilen enerji, içeride rahatça dolaşabilsin diye, adeta bir nehir yatağı yaratılarak, s’ler çizerek ilerletilmeli. Enerjinin akışını kesintiye uğratacak bir eşya yığını veya çıkmaz sokak havası yaratacak bir sıkışıklıktan kaçınılmalı.
  • Enerji içeride sanki dans ederek döne döne hareket etmeli, rahatça kasaya yönelmeli, yine dans ederek çıkışa doğru yavaşça akmalı. Böylece enerjiden daha fazla yararlanmış oluruz. Kendinizi bir enerji topu olarak dükkânın kapısından içeriye bırakınız ve içeride ilerleyişinizi test ediniz.
  • Öncelikle dışarıdan iş yerinize bakınız, içeriye girmenizi teşvik eden bir görüntüsü var mı? Temiz ve bakımlı mı? Boyaları dökük, perişan, eski bir görüntü, potansiyel müşterilerinizi itecektir. Komşularınızın kimler olduğunun da önemi var. Yan tarafınızda metruk bir yapı varsa veya görüntüsü sizi gölgeleyen bakımsız bir dükkân var ise, işiniz zor. Dükkânınızın yüzü, pırıl pırıl gülen bir yüz gibi ışıldamalı. Bakımı ve şıklığıyla sizi içine davet etmeli.
  • İçeri girdiğinizde, mekândaki ışık ve renk dengesi de tam olmalı. Dükkânın belli bölümleri, diğerlerinden daha loş veya karanlık olmamalı.
  • İçerinin kokusu ve ses dengesi de önemli. Kesinlikle havasız, kötü kokan bir karşılama olamamalı. Satış yaptığınız ürünün türüne göre, fonda hafif bir müzik kulağınızı okşamalı.
  • Tabi ki; kasanın yeri de çok önemli. Siz siz olun, hiçbir zaman kasanızı kapının tam karşısına yerleştirmeyin. Kasanıza para hızlı girer ve hızlı çıkar. Danışmanlık verdiğimiz pek çok işyerinde, kasaları kapı ağzında yer alan iş sahipleri kazanç sağladıkları halde, giderleri azalmadığı için, kar edemediklerinden yakınmaktadırlar. İş yerinin kasası giriş kapısının sağ veya sol çaprazında yer almalı ve kapıdan girişte ilk anda görünmemelidir. Orası sizin adeta gizli hazineniz gibidir.
  • Kasanızın tuvalet kapısının önünde de yer almaması gerekir.
  • Kasa, dükkânın işlek trafiğinin ortasında da bırakılmamalıdır. En güzeli kasanın önden görünmeyecek şekilde bir dolabın içine alınması ve kasada oturan kişinin de arkasını duvara vermesidir. Kasayı içine alan dolabın üzeri bir kontuar olarak kullanılmalı, müşteriniz rahatça yaslanabilmeli, dirseğini veya çantasını koyabilmelidir.
Zamanın akışı, insanları etkilediği gibi, binaların talihini de etkilemektedir. Feng Shui uzmanları evrensel enerji uygulamalarının yanı sıra bu zaman değişimlerini de dikkate almak durumundadırlar.

20 yıllık dönemler olarak etki eden zaman uygulamalarına Dönem Analizi diyoruz. Son dönem, 2001 yılında başlayıp 2024 yılana kadar devam edecek olan 8. Dönem’dir. Bu dönemde binanızın aldığı olumlu ve olumsuz şansları gösteren enerji haritasını hazırlayabilmek için, binanızın ön cephesinden pusula ölçümü yapılır ve bu ölçümün ışığında binanın hangi bölümlerinin bereketli, hangi bölümlerinin tehlikeli olduğuna karar verilir. Dönem değiştiğinde, enerjiler yer değiştirdiği için, binaların talihi dönebilir. O yüzden Feng shui öğretisinde, 2004 sonrası yeni döneme binayı hazırlamak için, yeni dönemin enerjilerine göre binanın ana giriş kapısını, ön cephesini ve çatısını yenilemek önemlidir. Daha önceki dönemde ticari anlamda çok verimli olan bir iş yeri, yeni dönemde saygınlık kaybedebilir. Yeni dönemin enerjisi, bir değişikliği dayatıyorsa onu atlamamak gerekir.

Yeni bir iş yeri kiralayacak veya satın alacaksanız, 8. Dönem Analizi’ni mutlaka yaptırmalısınız. Bu analiz size dükkânınızın kapısından ne tür bir enerjinin girdiğini ve onu hangi elementlerle karşılamanız gerektiğini gösterecektir. Bildiğiniz gibi, bazı dükkânlar çok uğursuzdur, hangi iş yapılırsa yapılsın hiçbir iş kalıcı olmaz, devamlı iş yerinin sahibi değişir. Eğer kapınızdan, bereketinizi tehdit edecek bir enerji geliyorsa, onu baskılayacak uygulamayı yaparak bu olumsuzlukla baş edebilirsiniz. Bilakis, çok verimli bir bolluk enerjisi geliyorsa, onu da aktive etmek için uygulama yapmanız gerekecektir. Çünkü verimli enerjiler ancak doğru aktivasyonlarla iş yeri sahiplerine fayda sağlarlar. Yoksa ne kadar verimli olursa olsunlar, ilgilenmezseniz önünüzden akıp giderler. İş yerlerinizin bereketinin bol olması dileğiyle ...


© Monica P. Castaneda - www.fengshuiforus.com

Feng Shui Dünyası - E Posta: fengshui@kadinissimo.net